Epilepsi Nedir?
Beyin, milyarlarca sinir hücresi, bunların uzantıları ve aradaki destek dokularından oluşmuştur. Tüm duyu ve hareketlerimizi kontrol eden çok hassas yapıda bir organdır. Her sinir hücresi elektrik akımı üretme ve bunu diğer hücrelere iletme yeteneğine sahiptir. Beyin, bu yolla oluşan ileti sayesinde işlevini yürütür. Bir başka deyişle, hareket edebilmemizi, konuşmamızı, duygulanmamızı sağlayan bu elektirik akımıdır.
Bu elektrik akımında oluşan aşırı deşarj nedeniyle ortaya çıkan tabloya “nöbet” denir. 30 kadar farklı nöbet tipi vardır. Bazen birden fazla nöbet tipi aynı hastada görülebilir.
Epilepsi, tekrarlayan nöbet hastalığıdır. Nöbet geçiren her insan epilepsi hastası değildir. Epilepsi tanısı, tekrarlayan 3 nöbet hikayesi olan bir hastada nöroloji uzmanı tarafından sürdürülen ayrıntılı araştırma sonrasında konabilir.
- Araştırma sonuçlarına göre dünya nüfusunun %1’inin epilepsi hastası olduğu tahmin edilmektedir.
- Türkiye’deki toplam epileptik hasta sayısı hakkında net bir bilgimiz olmamakla birlikte 600.000-800.000 arasında olduğu sanılmaktadır.
Epilepsinin Nedenleri Nelerdir?
Epilepsi hastalarının yaklaşık %65’inde belirli bir neden saptanamamaktadır. Bu durumda “idiyopatik epilepsi” ifadesi kullanılır. Nedenin belirlenebildiği hallerde ise “semptomatik epilepsi” den bahsedilir. En sık rastlanan nedenler şöyledir:
- Kafa travmaları: Trafik kazası, yüksekten düşme, ciddi spor yaralanmaları gibi beyin dokusunda hasara neden olan yaralanmalar
- Beyin tümörleri ve damar hastalıkları
- Enfeksiyonlar: Menenjit, ensefalit, kızamık, kızamıkçık, difteri gibi enfeksiyonlar
- Anne karnında geçirilen enfeksiyonlar, doğum travması
- Yüksek ateş
- Zehirlenmeler: Kurşun, karbonmonoksit zehirlenmesi
- Beyin kan akımında azalma ya da duraklamaya neden olan kalp-damar hastalıkları
- Alkol yoksunluğu
Nöbet Oluşumunu Tetikleyen Nedenler Nelerdir?
Nöbet tetikleyicileri, kandileri nöbete neden olmayan ancak hastada nöbet eşiğinin düşmesine neden olarak daha kolay nöbet geçirmesine yol açan faktörlerdir.
- İlacı doğru kullanmamak
- Uykusuzluk
- Uyuşturucu madde kullanımı
- Aşırı alkol alımı
- Antiepileptik ilacın etkinliğini azaltan diğer ilaçların kullanımı
- Aşırı kafein alımı
- Adet dönemleri
- Kan şekerinin düşmesi (hipoglisemi)
- B6 vitamin eksikliği, kan elektrolit dengesinde bozulma
- Kalıtımsal hastalıklar: Nörofibromatozis, tuberoskleroz, fenilketonüri.
Nöbet Tipleri Nelerdir?
Bugünkü bilgilerimizle epilepsinin tedavisi mümkün değil; ancak nöbetleri kontrol altına alabiliyoruz. Tedavide kullanılan ilaçlara “antiepileptikler” ya da “antikonvülzanlar” denir. Antikonvülzan ilaçlar nöbetleri durdurmak için üretilmişlerdir. Doğru ilacı bulana kadar farklı ürünleri değişik dozlarda denemek hastalığın doğasından kaynaklanan bir zorunluluktur. Bazıları bir ya da iki tür epilepsiyi kontrol altına alır. Diğerlerinin etkinlik alanı daha geniştir. Uygun ilacın etkin dozda kullanımıyla belirli bir kan düzeyi sağlandığı sürece nöbet görülmez. Böyle bir durumda doktor epilepsinin "kontrol altına alındığını" söyler.
Kullanılan ilaç nöbetleri kontrol altına alırken, hastanın günlük yaşam aktivitelerini de etkilememelidir. Hastanın tedaviyi aksatmaması ve uyum sağlaması için kolay kullanılabilir olmalıdır. Bazı ilaçlar kullanılırken ilacın kanda etkin dozda olup olmadığının ve yan etkilerinin araştırılması için periyodik kan tetkikleri yapılması gereklidir, bazı ilaçlarda ise bu gereklilik yoktur.
Epilepsi Tedavisi
Epilepsi nöbetleri generalize ve parsiyel nöbetler olarak iki ana gruba ayrılır. Beyinde ortaya çıkan elektrik deşarjı bölgesel kalırsa parsiyel (kısmi) nöbet, tüm beyne yayılırsa generalize (yaygın) nöbet ortaya çıkar.
Kullanılan ilaç nöbetleri kontrol altına alırken, hastanın günlük yaşam aktivitelerini de etkilememelidir. Hastanın tedaviyi aksatmaması ve uyum sağlaması için kolay kullanılabilir olmalıdır. Bazı ilaçlar kullanılırken ilacın kanda etkin dozda olup olmadığının ve yan etkilerinin araştırılması için periyodik kan tetkikleri yapılması gereklidir, bazı ilaçlarda ise bu gereklilik yoktur.
Epilepsi ve Sosyal Yaşam
Epileptik hastalara çevresinin uyguladığı aşırı kollamacılık, bu kişileri toplumdan izole edip yalnızlığa itebilmektedir. Hastaların ve ailelerinin en çok sordukları soru ‘Spor yapabilir mi?’dir. Epileptik kişinin hiperventilasyon (hızlı soluk alıp verme) ile ortaya çıkan nöbetleri yoksa atletizm, basketbol, voleybol, futbol vb. sporları yapabilir. Yüzme konusunda, sahilden fazla uzaklaşmamak ve yanında yüzmeyi bilen bir yakını ile beraberse izin verilebilir. Pilotluk, dalgıçlık, tüple dalma, dağcılık gibi tehlikeli sporları yapmamalıdır. Bisiklete kask ile binmelidir.
Epilepsi hastalarında doğurganlık oranının normale göre daha düşük olduğu görülmektedir. Buna neden olan faktörler, çocuk yapmama kararı alınması, azalmış cinsel istek, ve hormonal bozukluklar olabilir. Doğum kontrol ilaçları, epilepsi nöbetlerini artırmaz. Ancak, bazı antiepileptik ilaçlar, doğum kontrol ilaçların etkinliğini azaltabilir ve sonuçta istenmeyen gebeliğe ve ara kanamalara neden olabilir. Bu nedenle antiepileptik ilaç seçimine göre doğum kontrol yöntemleri planlanmalıdır.
Epilepsi ve Çalışma Yaşamı
Hastalığa bağlı iş kaybı, işe gitmeme, iş ortamında yaralanma oranı ve iş üretimi açısından bakıldığında, epilepsi hastaları ile normal populasyon arasında fark olmadığı çalışmalarda gösterilmiştir. Fakat toplumun epilepsiye bakışı ve epilepsi hakkındaki bilgisizlikleri devam ettiği sürece bu yüksek işsizlik oranının devam edeceği düşünülmektedir. Epilepsi hastaları meslek seçimi yaparken tehlikeli mesleklerden uzak durmalıdır. Özellikle kesici aletlerle uğraşmak, inşaatlarda çalışmak, her türlü araç kullanımı (araba, uçak vs..), itfaiyede çalışmak gibi.